Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 887

4. Ödeme istemi

4. Ödeme istemi

Madde 887 - İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.

I-) Yargı Kararları:

1-) YHGK, T: 27.04.2005, E: 2005/19-220, K: 2005/288:

“... MK’nın 887 (Eski MK m.802) maddesi İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya hem de kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır” hükmünü içermektedir.

Mahkemece açıklanan yasa maddesi uyarınca davalı ipotek borçlusuna müracaatta bulun(ul)up bulunulmadığı araştırılmadan işin esası incelenip, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...

Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. ... önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. … ”

2-) Y. 12. HD, T: 06.12.2011, E: 2011/9362, K: 2011/26801:

“… Yukarıda özetlenen İİK.nun 149.madde hükmüne göre; icra takibinin asıl kredi borçlusu (lehine ipotek ver(il)en) aleyhine açılması asıldır. Takip sonunda üçüncü kişinin taşınmazın paraya çevrilmesi söz konusu olduğundan, o kişi hakkında da takip yapılması gerekir. Şu hale göre ipotek veren üçüncü kişi ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı vardır.

Öte yandan, Türk Medeni Kanununun 887. maddesi hükmüne göre, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise de, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem asıl borçluya, hem de kendisine yapılmış olmasına bağlıdır. Bu durumda asıl borçlu hakkında koşullarına uygun olarak takip başlatıldığından ipotek veren üçüncü kişiye MK.nun 887. maddesi gereğince ihtar tebliğ ettirilmesi, borç muaccel hale geldikten sonra adı geçen hakkında ayrı bir takip yapılması daha sonra bu takibin ilk takip ile birleştirilmesi konusunda alacaklı vekiline mehil verilmesi, bu istemlerin yerine getirilmemesi halinde ise takibin tümüyle iptaline karar verilmesi gerekir. …”

3-) Y. 12. HD, T: 23.06.2009, E: 2009/13177, K: 2009/13867:

“… Şikayetçilerden F. U. ipotek veren üçüncü kişi olup, takip edilebilmesi için adı geçene İİK.’nun 150/ı maddesi gereğince hesap özetinin tebliğine gerek bulunmamaktadır. Ancak M.K.’nun 887. maddesi hükmüne göre ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değil ise de, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem de kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır. Bir başka deyişle ipotek veren 3. kişi yönünden borç muaccel hale getirilmediği takdirde, onun hakkında takip başlatılamaz.

Somut olayda, ipotek veren 3. kişi F..’ya 15.09.2008 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, ancak takip tarihinden sonra tebliğ edilemeden 08.10.2008 tarihinde iade edildiği görülmüştür. Adı geçen yönünden takip şartı oluşmadan başlatılan takibin yasaya uygun olmadığı görülmekle, şikayetçi borçluların istemleriyle bağlı kalınarak icra emrinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. …”

4-) Y. 19. HD, T: 17.11.2005, E: 2005/1838, K: 2005/11370:

“… Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesinin teminatı olarak yine dava dışı Mustafa Sağlam’(ın) taşınmaz(ı) üzerinde ipotek tesis edildiği, ipotekli taşınmazın 18.11.2002 tarihinde davalı tarafından satın alındığı, daha sonra davacı bankanın alacağını tahsil için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini davacı bankanın takip tarihi itibari ile alacağı 33.688.122.114.-TL olup ipotek limitinin ise 5.000.000.000.-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Davalı dava konusu taşınmazı ipotek … ile birlikte önceki malik dava dışı Mustafa Sağlam’dan satın alıp onun halefi olmuştur. Adı geçen dava dışı şahsın kredi borcu nedeni ile de borçtan şahsen sorumlu olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, TMK.nun 887. (Eski MK. 802) maddesi uyarınca borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna ihbar yapılmadan takibe geçilemeyeceği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

4- İhbar

Madde 802

İpotekle takyit edilmiş olan gayrimenkulün maliki, borçtan şahsen mesul değil ise alacaklının tediye talebi kendisine karşı muteber olmak için borçlu ile kendisine de tebliğ edilmek lâzımdır.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 802 nci maddesini karşılamaktadır.

Maddeyle rehinli taşınmaz maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme ihbarlarının borçlu ile birlikte ona da yapılması zorunlu kılınmaktadır. Aksi takdirde ihbara bağlanacak alacağın muacceliyeti sonucu gerçekleşmeyecektir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

4. Kündigung

Art. 831

Eine Kündigung der Forderung durch den Gläubiger ist gegenüber dem Eigentümer der Pfandsache, der nicht Schuldner ist, nur dann wirksam, wenn sie gegenüber Schuldner und Eigentümer erfolgt.

2-) CCS:

4. Dénonciation

Art. 831

Lorsque le propriétaire n’est pas personnellement tenu, la dénonciation du remboursement par le créancier ne lui est opposable que si elle a eu lieu tant à son égard qu’à l’égard du débiteur.

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.