Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 810

d. Güvence verilmemesinin sonuçları

d. Güvence verilmemesinin sonuçları

Madde 810 - İntifa hakkı sahibi, kendisine tanınan uygun süre içinde güvence göstermez veya hakkın konusu olan malı malikin itiraz etmesine rağmen hukuka aykırı şekilde kullanmaya devam ederse; sulh hâkimi, yeni bir karara kadar intifa hakkı sahibinin zilyetliğini kaldırarak hakkın konusunu atayacağı bir kayyıma tevdi eder.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 14. HD, T: 13.03.2008, E: 2008/1826, K: 2008/3216:

“... Dava, Türk Medeni Kanunun 810 maddesi uyarınca intifa hakkı sahibinin zilyetliğinin kaldırılması ve taşınmazın kayyuma tevdii, kademeli olarak da 808. madde gereğince güvence gösterilmesi ve güvencenin davacılara ödenmesi isteğine ilişkindir.

Bilindiği gibi intifa hakkı; başkasına ait bir eşya, hak veya mal varlığı üzerinde belirli bir kişiye tam yararlanma imkanı sağlayan bir irtifak türüdür (TMK.m.794)

İntifa hakkı sahibinin hakkın konusu maldan tam olarak yararlanma yetkisi, eşyanın intifaın amacına uygun olarak fiilen kullanılması olanağını sağlar. Bu hak kullanılırken malın özdeğere zararlı olabilecek tarzda kullanımı söz konusu olamayacağı gibi eşyada önemli değişiklikler yapılamayacak ve ayrıca da, eşyanın özgülendiği ekonomik amacı malike önemli derecede zarar verecek biçimde değiştirilemeyecektir. Örneğin ekonomik amacı aynı olsa bile intifa konusu binayı tadilatla iki daire haline …” (getirme) “… olanağı söz konusu olamayacaktır.

Hak sahibinin taşınmaza zarar veren veya özgülendiği amacı değiştirecek nitelikteki kullanımı halinde çıplak mülkiyet sahibinin hakları da Türk Medeni Kanununun 808 ve 810. maddesi maddelerinde getirilen düzenlemeler ile korunmuştur. Bu gibi durumlarda hakkın tehlikeye düştüğünü ispat eden malik 808. madde uyarınca güvence isteyebileceği gibi 810. madde hükmünce de intifa hakkı sahibinin kendisine tanınan uygun sürede güvence göstermemesi veya hakkın konusu olan malı malikin itiraz etmesine rağmen hukuka aykırı şekilde kullanmaya devam etmesi hallerinde, Sulh Hâkiminden intifa hakkı sahibinin zilyetliğini kaldırarak hakkın konusunu atayacağı bir kayyuma tevdi etmesini talep edebilir. Görüldüğü gibi çıplak mülkiyet sahibi hukuki korumasını talep mercii Sulh Hukuk Mahkemesidir.

Eldeki davada da, davacılar taşınmazın bakımsızlık ve hor kullanım nedeniyle harabeye döndüğünü ileri sürmüş, davalının ihtara rağmen taşınmazda gerekli tadilatı yapmadığını belirtmişler ve bu nedenlerle de intifa hakkı sahibinin zilyetliğinin kaldırılarak taşınmazın kayyuma tevdii talebinde bulunmuşlardır. Talebin dayanağı olan yukarıda sözü edilen 810. madde hükmü taşınmazın kayyuma tevdii ancak Sulh Hukuk Mahkemesinde incelenerek sonuçlandırılabilir. Hal böyle olunca; mahkemenin işin esasına girerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken yazılı nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Karar bozulmalıdır. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

d) Teminat vermemenin neticeleri

Madde 734

İntifa hakkı sahibi, kendisine verilen kâfi bir mühlet içinde teminat vermez veya malikin men’i hilâfına haksız kullanmakta devam ederse, hâkim başka bir tarz takarrür edinceye kadar intifa eden kimsenin yedini refederek malı, bir kayyıma tevdi eder.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 734 üncü maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

d. Folge der Nichtleistung der Sicherheit

Art. 762

Leistet der Nutzniesser während einer ihm hiefür angesetzten angemessenen Frist die Sicherheit nicht oder lässt er trotz Einspruches des Eigentümers von einem widerrechtlichen Gebrauch der Sache nicht ab, so hat das Gericht ihm den Besitz des Gegenstandes bis auf weiteres zu entziehen und eine Beistandschaft anzuordnen.

2-) CCS:

d. Suites du défaut de fournir des sûretés

Art. 762

Si l’usufruitier ne fournit pas des sûretés dans un délai suffisant, qui lui sera fixé à cet effet, ou si, malgré l’opposition du propriétaire, il continue à faire un usage illicite de la chose, le juge lui retire jusqu’à nouvel ordre la possession des biens pour les remettre à un curateur.

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.