Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 570

III. Tenkiste sıra

III. Tenkiste sıra

Madde 570 - Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan; bu yetmezse, en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır.

Kamu tüzel kişileri ile kamuya yararlı dernek ve vakıflara yapılan ölüme bağlı tasarruflar ve sağlararası kazandırmalar en son sırada tenkis edilir.

I-) Yargı Kararları

1-) Y. 16. HD, T: 13.02.2012, E: 2012/727, K: 2012/1165:

“… Davacı H. K. 11.1.2006 günü ölen murisi Y. K.’(n)ın, 3. eşi davalı A. K.’a 135 ada 11 parselde bulunan 3 numaralı bağımsız bölümü 24.11.2004 tarihinde 12000 TL’ye muvazaalı olarak sattığını, gerçek amacının bağış olduğunu, bu tasarrufu nedeniyle saklı payının ihlal edildiğini belirterek 6000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davacılar H. Y. ve H. K. aynı gerekçelerle dava açmış, 6000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece her iki davanın birleştirilmesi sonucu yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 4826.33’er TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece murisin çekişmeli taşınmazı saklı pay kurallarını ihlal kastı ile davalı tarafa muvazaalı olarak devrettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tenkis (indirim) davası murisin saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmalarının yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, önceye etkili, yenilik doğurucu davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul, murisin ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke, miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar, terekenin aktifini oluşturur. Murisin borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin 3 aylık iaşe bedeli, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. Medeni Kanun’un 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip edilmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse, kazandırma işleminde saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif ve sübjektif unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedeleme kastının varlığından söz edilemez. Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya T.M.K’nun 565. maddesinin 1, 2 ve 3.bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken Medeni Kanun’un 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek; davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hissesinden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek; dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak; sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi ve tasarrufların bulunduğu sonucu çıkarsa, davacının onlardaki hakkı dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir. Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği taktirde, tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (sabit tenkis oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olmayacağı (T.M.K. (m.) 565) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı taktirde T.M.K. (m.) 564. maddede düzenlenen tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan, davalının tercih hakkı doğmadan davalının tercihinin kullanılması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz.

Dava konusu somut olayda murise ilk eşi F. K.’dan intikal eden miras payı bulunmasına rağmen tereke hesabında bu pay dikkate alınmamış, yine davalı saklı pay sahibi mirasçılardan olmasına rağmen 4721 sayılı Yasa’nın 561. maddesinde yer alan mahfuz hissesinden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesi gözetilmemiş, bu nedenlerle sabit tenkis oranı yanlış hesaplanmış olup; bu şekilde belirlenen sabit tenkis oranına göre hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, ölüm ile hak ehliyeti sona ereceğine ve davacı H. K.’ın yargılama aşamasında öldüğü anlaşılmasına göre H. K. mirasçıları açısından taraf teşkilinin sağlanmış olması, kabule göre de harcı yatırılmayan bir kısım müddeabih hakkında eksik harç ikmal edilmeden hüküm tesis edilmesi de isabetsiz olup …

Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına … karar verildi.”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

III. Tenkiste tertip

Madde 512

Tenkis; mahfuz hisse tamam oluncaya kadar evvel emirde ölüme bağlı tasarruflardan ve kâfi gelmediği takdirde en son tarihli olandan başlıyarak en evvel vâkı olana doğru çıkmak şartiyle, ölüme bağlı olmayan teberrular üzerinden icra edilir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 512 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.

Maddeye yürürlükte olmayan ikinci fıkra eklenmiştir. Bu fıkrada tenkiste sırada, mirasbırakanın kamu tüzel kişilerine veya kamuya yararlı vakıf ve demeklere yapılan ölüme bağlı tasarruflarla veya sağlararası kazandırmalarla ilgili olarak bir ayrıcalık getirilmiştir. Bu nitelikteki tasarruf veya kazandırmaların en son sırada tenkis edileceği ilkesi kabul edilmiş ve bu suretle genel ilkeden ayrılınarak, kamu tüzel kişilerine ya da kamuya yararlı vakıf veya demeklere yapılacak ölüme bağlı tasarruf ya da kazandırmalar özendirilmiş ve mahfuz hisse ihlâline yol açacak nitelikte ise en son olarak tenkise tâbi tutularak korunmuştur.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

III. Durchführung

Art. 532

Der Herabsetzung unterliegen in erster Linie die Verfügungen von Todes wegen und sodann die Zuwendungen unter Lebenden, und zwar diese in der Weise, dass die spätern vor den frühern herabgesetzt werden, bis der Pflichtteil hergestellt ist.

2-) CCS:

III. De l’ordre des réductions

Art. 532

La réduction s’exerce en première ligne sur les dispositions pour cause de mort, puis sur les libéralités entre vifs, en remontant de la libéralité la plus récente à la plus ancienne jusqu’à ce que la réserve soit reconstituée.

 

Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.