Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 444

VI. Taşınmazların satılması

VI. Taşınmazların satılması

Madde 444 - Taşınmazların satışı, vesayet makamının talimatı uyarınca ve ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde mümkündür.

Satış, vesayet makamının bu iş için görevlendireceği bir kişi tarafından vasi de hazır olduğu hâlde açık artırmayla yapılır ve ihale vesayet makamının onamasıyla tamam olur; onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi gerekir.

Ancak denetim makamı, istisnaî olarak özel durumları, taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışa da karar verebilir.

I-) Yargı Kararları:

1-) Y. 2. HD, T: 30.03.2011, E: 2010/3711, K: 2011/5583:

“… Davacı Emine D.’in 15/10/2008 tarihinde açtığı davada, vesayeti altında bulunan ergin kızı Ayten D.’in bakımı ve ihtiyaçları için kızına muris Hanife D.’den intikal eden tarla vasfındaki iki adet gayrimenkul ile bir adet traktörün pazarlık yoluyla satışına izin verilmesini istediği, yargılama aşamasında traktör ile ilgili davasını atiye bıraktığı, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği, davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılmadığı anlaşılmıştır. …

“Çocuğun bakımı, yetiştirilmesi ve eğitimi için zorunluluk varsa hâkim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisini tanıyabilir.” hükmü yer almakta olup, sözü edilen hüküm gereğince hakim, ana ve babaya belirlediği miktarlarda çocuğun diğer mallarına da başvurma yetkisini tanıyabilir.

Davacının, kısıtlı ergin çocuğunun bakımı ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için onun hissedar olduğu taşınmazları satma talebinin sözü edilen hüküm kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak anılan hüküm Türk Medeni Kanununun ikinci kitabının ikinci kısmında düzenlenmiş bulunduğundan; bu hususta inceleme yapma görevi 4787 ve 5133 sayılı Kanunlar gereğince Aile Mahkemesine aittir. Görev kuralları kamu düzeniyle ilgili olup yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilmesi gerekir. …”

2-) Y. 2. HD, T: 17.10.2006, E: 2006/6244, K: 2006/14137:

“… Kısıtlının Parkinson demans hastası olduğu başkalarının yardımına muhtaç durumda olduğu vesayet dosyasındaki belgelerden anlaşılmaktadır. Kısıtlının (18) ve (19) parsel numaralı taşınmazlarda 1/2 oranında, (28), (29) ve (30) nolu parsellerde de 3/12’şer oranda hissesinin bulunduğu, taşınmazların arsa vasfında olup, miktar olarak küçük parçalar halinde olduğu, hisselerin bilirkişi tarafından belirlenen değerlerine göre pazarlıkla satışının kısıtlının menfaatine olacağı anlaşılmaktadır. O halde pazarlıkla satışa izin verilmesi gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir. …”

3-) Y. 2. HD, T: 14.01.2004, E: 2003/16586,  K: 2004/245:

“… Vasinin, kısıtlıya ait taşınmazın pazarlıkla satışına izin verilmesi talebi üzerine;

İ. 4. Aile Mahkemesinin “... pazarlıkla, satışın uygun ve kısıtlının yararına olacağı kanısıyla izin talebinin yerinde olduğuna, bu konuda izin verilmesi ya da verilmemesine karar verilmek üzere dosyanın İ. 5. Aile Mahkemesine sunulmasına... “ mütedair 19.11.2003 tarihli kararı “vesayet makamı” sıfatıyla verilen bir karardır. Sözü edilen bu karar vesayet makamının Türk Medeni Kanununun 462/1 maddesi gereğince taşınmazın satımına izin verdiğine ilişkindir. Taşınmazın satışının pazarlıkla yapılabilmesi için Türk Medeni Kanununun 444/3. maddesi gereğince denetim makamının kararına ihtiyaç bulunmaktadır.

Şu halde vesayet makamı sıfatıyla İ. 4. Aile Mahkemesinin verdiği “ .. izin verilmesi talebinin yerinde olduğuna mütedair kararı ile dosya kendisine gönderilen bir sonraki numaralı Aile Mahkemesi olan İ. 5. Aile Mahkemesinin “ denetim makamı” olarak pazarlıkla satışa izin verilmesi veya verilmemesi konusunda karar vermekle yükümlü olduğu açıktır. Verilecek karar vesayet makamının satışa izin kararının onaması niteliğinde bir karar değil, satışın pazarlıkla olup olmayacağı konusunda olacaktır. İşin esasının bu çerçevede değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. …”

4-) Y. 2. HD, T: 27.05.2002, E: 2002/6237,  K: 2002/7081:

“… 4721 sayılı Medeni Kanunun 462. maddesi; taşınmazların alım satımına vesayet makamının (sulh hâkiminin) izninin olması gerektiğini, 444/son maddesi de, denetim makamının (asliye hâkiminin) istisnai olarak özel durumları taşınmazın niteliğini veya değerinin azlığını göz önüne alarak pazarlıkla satışına karar verebileceğini hükme bağlamıştır. Davacı pazarlıkla satış istemiştir. Bu istek 462/1. maddesinde gösterilen satış istemini de kapsar. Vesayet makamınca öncelikle satışın gerekli olup olmadığına karar verilmesi, pazarlıkla satış söz konusu edilen halde kararı ile birlikte, pazarlıkla satış isteğinin değerlendirilip bir karar verilmek üzere dosyanın denetim makamına gönderilmesi gerekir. Bu yönde işlem yapılmadan, doğrudan görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir. …”

II-) Türk Kanunu Medenîsi:

VI. Gayri menkul

Madde 388

Gayrimenkul mallar, sulh mahkemesinin izniyle satılır. Sulh mahkemesi, vesayet altındaki kimsenin menfaati icap etmedikçe satıma 1 mezuniyet vermez. Satış aleni müzayede ile olur ve ihale sulh mahkemesi tarafından tasdik edilmek lâzımdır; mezkûr makamın gecikmeksizin bir karar vermesi icap eder.

Satış, mahkemei asliyenin tasvibi ile müstesna olarak iki tarafın rızasiyle yapılabilir.

III-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 388 inci maddesini karşılamaktadır.

Taşınmazların satışına ilişkin olan bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 404 üncü maddesinde olduğu gibi üç fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Maddede kullanılan “sulh mahkemesi” yerine “vesayet makamı” deyimi kullanılmıştır. Birinci fıkrada satışın ancak vesayet altındaki kişinin menfaati gerekli kıldığı hâllerde yapılabileceği öngörülmüştür. Yapılan açık arttırmanın hâkim tarafından “gecikmeksizin” onanmasına ilişkin ikinci fıkranın son cümlesine, açıklık sağlamak üzere, “onamaya ilişkin kararın ihale gününden başlayarak on gün içinde verilmesi” zorunluluğu kabul edilmiştir. Son fıkradaki “asliye mahkemesi” deyimi yerine “denetim makamı” denilmiştir.

IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

VI. Grundstücke

Art. 404

1 Die Veräusserung von Grundstücken erfolgt nach Weisung der Vormundschaftsbehörde und ist nur in den Fällen zu gestatten, wo die Interessen des Bevormundeten es erfordern.

2 Die Veräusserung erfolgt durch öffentliche Versteigerung, unter Vorbehalt der Genehmigung des Zuschlags durch die Vormundschaftsbehörde, die beförderlich darüber zu entscheiden hat.

3 Ausnahmsweise kann mit Genehmigung der Aufsichtsbehörde der Verkauf aus freier Hand stattfinden.

2-) CCS:

VI. Immeubles

Art. 404

1 Les immeubles ne sont vendus que sur l’avis de l’autorité tutélaire; celle-ci ne permet la vente que si l’intérêt du pupille l’exige.

2 La vente a lieu aux enchères publiques et l’adjudication doit être approuvée par l’autorité tutélaire, qui prononcera sans retard.

3 La vente peut se faire exceptionnellement de gré à gré, avec l’approbation de l’autorité de surveillance.

 

Not: İsviçre Medenî Kanunu’nun 404. maddesi 19.12.2008 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2013 itibariyle değişikliğe uğramıştır.



1   743 sayılı Türk Kanunu Medenîsi’nin 388. maddesinin Düstur’da yayınlanan ilk metninde yer alan “… bey’e …” ifadesi 1424 sayılı ve 18.04.1929 tarihli İcra ve İflâs Kanunu’nun 343. maddesi uyarınca “… satıma …” şeklinde değiştirilmiştir (RG. 04.05.1929; S: 1183).

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.