Sitemizde, siz misafirlerimize daha iyi bir web sitesi deneyimi sunabilmek için çerez kullanılmaktadır.
Ziyaretinize varsayılan ayarlar ile devam ederek çerez politikamız doğrultusunda çerez kullanımına izin vermiş oluyorsunuz.
X

Madde 353

II. Evlilik sona erince

II. Evlilik sona erince

Madde 353 - Evlilik sona erince velâyet kendisinde kalan eş, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösteren bir defter vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirmek zorundadır.

I-) Anayasa Mahkemesi Kararı:

Türk Medenî Kanunu’nun 353. maddesinin Anayasa’nın 10., 12., 13., 20. ve 41. maddesine aykırı olduğu iddia edilmiştir. Anayasa Mahkemesi bu talebi T: 13.11.2008, E: 2005/60, K: 2008/162 sayılı kararı ile reddetmiştir:

“… Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın evlilik birliğinin sona ermesi halinde velâyet hakkının kullanılmasında objektif hiçbir ölçüt aranmayarak, evlilik birliği içindeki veya evlilik dışı çocuk sahibi olunması hallerindeki velâyet hükümlerinden farklı düzenleme öngörmesinin Anayasa’nın 10. maddesine; kuraldaki yükümlülüğün ailenin huzurunu, maddi ve manevi bütünlüğünü zedeleyerek, veli ile çocuk arasındaki ilişkinin sorgulanmasına yol açması nedeniyle de Anayasa’nın 12., 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

İtiraz konusu kuralda; evliliğin sona ermesi halinde velâyet kendisinde kalan eşe, hâkime çocuğun malvarlığının dökümünü gösterir bir defteri vermek ve bu malvarlığında veya yapılan yatırımlarda gerçekleşen önemli değişiklikleri bildirme zorunluluğu yüklenmektedir. ...

İtiraz konusu kuralla getirilen yükümlülük ile anne ve babanın evlilik birliğinin sona ermesi nedeniyle velâyeti birlikte kullanamamaları halinde, gerek bilgisizlik, gerek ihmal ve kasıt yüzünden çocuğun malvarlığının zarar görmesinin engellenmesi ve böylece çocuğa ait malvarlığının korunmasının hâkim güvencesi altına alınması amaçlanmaktadır.

Anayasa’nın 10. maddesinde kanun önünde eşitlik ilkesi belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin birçok kararında da vurgulandığı gibi, yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı olacağı anlamına gelmez. Anayasa’nın amaçladığı eşitlik eylemli değil hukuksal eşitliktir. Durum ve konumlarındaki farklılık ve özellikler, kimi kişiler veya topluluklar için değişik kural ve uygulamaları gerekli kılar.

Evlilik birliğinin devamı ile evlilik birliğinin sona ermesi ve evlilik dışı çocuk sahibi olunması hallerinde, velâyet hakkının kullanılması konusunda farklı düzenlemeler öngörülmesinde, bu hakka sahip olan veliler aynı hukuksal konumda bulunmadıklarından aralarında eşitlik karşılaştırması yapılamaz. Bu nedenle kuralın Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı bir yönü görülmemiştir.

Çocuğa ait malvarlığının korunmasını sağlayan sınırlamanın anne veya babaya ait olan velâyet hakkının kullanılması ile çelişen bir yönü bulunmadığı gibi, itiraz konusu kuralla velâyet kendisinde kalan eşe verilen görev Anayasa’nın 12. maddesinde belirtilen ödev ve sorumlulukların kapsamı içinde kalmaktadır.

Anayasa’nın 41. maddesi ile toplumun temeli olan ailenin huzur ve refahı ve özellikle ana ve çocuğun korunması için gerekli önlemleri almak ve teşkilatları kurmak görevi Devlet’e verilmiştir. Bu maddede belirtilen “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ... için gerekli tedbirleri alır ... ” hükmü çocukların korunmasını da güvence altına alır. Kural, özel hayat kapsamında aile hayatının gizliliğinin korunması hakkını sınırlandırmakta ise de, bu sınırlandırma Anayasa’nın 41. maddesindeki çocukların korunması için gerekli tedbirleri alma yönünde Devlet’e verilen görevin yerine getirilmesi gereğinden kaynaklanmaktadır.

Öte yandan, Anayasa’nın 12. ve 41. maddeleri gereği velâyet hakkının kullanılmasına ilişkin sınırlama velâyet hakkını ortadan kaldırmamakta, hakkın özüne de dokunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 10., 12., 13., 20. ve 41. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir. …

22.11.2001 günlü, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 353. maddesinin Anayasa’ya aykırı olmadığına … ve itirazın reddine … karar verildi.” (RG. 24.12.2008; S: 27090).

II-) Yargı Kararları:

1-) Y. 2. HD, T: 08.02.2010, E: 2009/19636, K: 2010/1944:

“… 1992 doğumlu Durali Tarlacıoğlu’nun. Ali T. ile Kadriye C.’ın evlilik dışı ilişkisinden doğduğu, babası Ali tarafından 01.02.1995 tarihli noter senediyle tanınarak nüfusuna tescil edildiği, velayetinin yasa gereği annesi Kadriye C.’da bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Çocuğun babası Ali’nin 20.10.2008 tarihinde ölmesi nedeniyle, küçük Durali’nin velayetinin Ali’nin boşandığı eski eşi Leman’a kaldığı gerekçesiyle Türk Medeni Kanununun 353 ve Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair tüzük hükümleri uyarınca çocuğun velisi olmayan Leman S. (T.)’ya çocuk mallarının korunmasına yönelik ihtarda bulunulması doğru değildir. Küçük D.’nin veli olan annesi Kadriye C.’ın nüfus bilgileri dosyadaki “Tanıma Senedi” ve “Mernis Tanıma Formunda” mevcuttur. Bu bilgilerden de yararlanarak anne Kadriye’nin açık adresinin tespitine çalışılmalı, çocuk mallarının korunmasına yönelik alınacak önlemlerde bu kişi muhatap alınmalı, koşulların gerektirmesi halinde çocuğun velisi olan annesi Kadriye’den velayetin kaldırılıp (T.M.K. madde 348) küçük Durali’ye vasi atanması (T.M.K. madde 404) için vesayet makamına ihbarda bulunulabileceği hususları üzerinde durulmalıdır. Bu yönler dikkate alınmadan hüküm oluşturulduğundan kararın bozulması gerekmiştir. …”

2-) Y. 2. HD, T: 13.01.2004, E: 2003/12118, K: 2004/159:

“… Dinlenen davacı tanıkları; davalının (babanın) boş gezdiğini, dokuz ay küçük Sena’yı arayıp sormadığını, onunla ilgilenmediğini davacıdan (büyükanne’den) para istediğini, verilmemesi halinde çocuğu alacağını ifade etmişlerdir. Babanın velayet hakkına dayanarak, ölen anneden intikal eden küçüğün de paydaşı olduğu, 2875 ada 2. numaralı taşınmazın tümünü 4.4.2002 tarihinde sattığı anlaşılmaktadır.

Ana öldüğüne göre velayet babadadır. Küçük Sena’nın yasal temsilcisidir (MK.m.342/1). Mallarını yönetmekle sorumludur (MK.m.352) Mahkemece babadan çocuğa ait malların dökümünü gösterir defterin istenilmesi (Tüzük m.4) gerekmektedir. Bu açıklama karşısında, vesayet makamına (Aile Mahkemesine) gerekli ihbarın yapılıp, vesayet makamınca babadan küçük Sena’ya ait mallarının dökümünü ihtiva eden defter istenilip, taşınmazın satışı sonucu Sena’ya intikal eden paranın akibeti araştırılmalıdır. Bu dosya ve tanık sözleri birlikte değerlendirilip, bir uzmandan da görüş (v)e (rapor) alınıp davalının (babanın) velayet görevini gereği gibi yerine getirip getirmediği değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir …”

III-) Türk Kanunu Medenîsi:

II. Evliliğin zevalinden sonra

Madde 279

Evliliğin zevalinden sonra velâyeti haiz olan karı veya koca, hâkime çocuğun malî vaziyetini gösterir bir müfredat defteri vermeğe ve servetinde ve keyfiyeti tenmiyesinde ehemmiyetli bir tebeddül husule geldiği takdirde, onu da, bildirmeğe mecburdur.

IV-) Madde Gerekçesi:

Yürürlükteki Kanunun 279 uncu maddesinden ifadesi sadeleştirilmek suretiyle aynen alınmıştır.

V-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

1-) ZGB:

Vierter Abschnitt: Das Kindesvermögen

A. Verwaltung

Art. 318

1 Die Eltern haben, solange ihnen die elterliche Sorge zusteht, das Recht und die Pflicht, das Kindesvermögen zu verwalten.

2 Steht die elterliche Sorge nur einem Elternteil zu, so hat dieser der Vormundschaftsbehörde ein Inventar über das Kindesvermögen einzureichen.

3 Erachtet es die Vormundschaftsbehörde nach Art und Grösse des Kindesvermögens und nach den persönlichen Verhältnissen der Eltern für angezeigt, so ordnet sie die periodische Rechnungsstellung und Berichterstattung an.

2-) CCS:

Chapitre IV: Des biens des enfants

A. Administration

Art. 318

1 Les père et mère administrent les biens de l’enfant aussi longtemps qu’ils ont l’autorité parentale.

2 Si le père ou la mère a seul l’autorité parentale, il est tenu de remettre à l’autorité tutélaire un inventaire des biens de l’enfant.

3 Lorsque l’autorité tutélaire le juge opportun, vu le genre ou l’importance des biens de l’enfant et la situation personnelle des père et mère, elle ordonne la remise périodique de comptes et de rapports.

 

Not: İsviçre Medenî Kanunu’nun 318. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları 19.12.2008 tarihli Federal Kanun ile 01.01.2013 itibariyle değişikliğe uğramıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Türk Medenî Kanunu’nun 353. maddesi, İsviçre Medenî Kanunu’nun 318. maddesinin 2. fıkrasına tekabül etmektedir. Bununla birlikte hüküm esasen İsviçre Medenî Kanunu’nun eski 291. maddesine tekabül etmektedir.

 


Copyright © 2017 - 2019 Prof. Dr. İlhan Helvacı. Tüm hakları saklıdır.